Kalkınma Bakanı Sayın Lütfi ELVAN’ın 2017 Yılı İlk Çeyrek GSYH Verilerine İlişkin Açıklaması​​

13.06.2017

2017 yılının ilk çeyreğinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyümesi 2016 yılının ilk çeyreğindeki yüksek baz etkisine rağmen beklentilerin oldukça üzerinde gelerek yüzde 5 oranında gerçekleşmiştir.         

Hükümetimizin aldığı tedbirlerle 2016 yılının son çeyreğinde özel tüketimde kaydedilen canlanma 2017 yılının ilk çeyreğinde devam etmiştir. Türkiye bu yüksek büyüme hızı ile gelişmekte olan ülkelerden ve OECD ülkelerinden pozitif yönde ayrışmaktadır.

Aldığımız önlemler ve attığımız ilave adımlar ekonominin yüksek büyümesinin önünü açmıştır. Rakamlar, Türkiye'nin bütün dış etkenlere ve bunların yansıması olan uluslararası kuruluşların düşük büyüme öngörülerine rağmen gücünü koruduğunu ve ekonomide doğru işleri ortaya koyduğunu net bir şekilde göstermiştir. Ekonomideki yüksek büyüme performansı uluslararası kuruluşlara güneşin balçıkla sıvanamayacağını göstermiştir.    

2016 yılı Ağustos ayından itibaren yatırım ortamının iyileştirilmesi, istihdamı ve ihracatı teşvik tedbirleri kapsamında alınan kararlar, 2016 yılının son çeyreği ve 2017 yılının ilk çeyreğinde sabit sermaye yatırımlarına ivme kazandırmıştır. 

Yılın ilk çeyreğinde, güven ortamı ve kredi imkanlarının genişletilmesine bağlı olarak artan özel tüketim harcamaları (%5,1), kamu harcamaları (%9,4) ve ihracatın (%10,6)  büyümeye katkısının önemli olduğu görülmektedir. Bu gelişmeler altında yılın ilk çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkısı 2,2 puan olarak gerçekleşmiştir. 

Referandum sonrasında siyasi belirsizliğin ortadan kalkmasına bağlı olarak beklentilerin iyileşmesi, tarımda nisan ayında yağışların olumlu seyretmesi, sanayi üretiminin yılın ilk üç ayından sonra ivme kazanması 2017 yılı büyümesini olumlu yönde etkileyecektir. 

Nisan ayında sermaye malı üretiminin yüzde 24,7 artış göstermesi önümüzdeki dönemde yatırımlar için önemli bir gelişmedir. İlk beş ayda imalat sanayiinde kapasite kullanım oranında da artış gözlenmiş ve yüzde 78,8'e yükselmiştir. PMI endeksi de kayda değer bir şekilde artmış, Mayıs ayında 53,5'e çıkarak Aralık 2013'den beri en yüksek seviyesine ulaşmıştır. 

İhracatın ve ithalatın Nisan ve Mayısta ivme kazanması, son dönemde döviz kurunun göreli olarak istikrarlı seyri, turizm sektöründe canlanma ve bunun hizmetler sektörüne olumlu yansımaları, kamu harcamalarındaki artış, Kredi Garanti Fonu kapsamında kredi hacminin genişlemesi, Cazibe Merkezleri Programının uygulanması ve dış konjonktürün pozitif seyri 2017 büyümesine olumlu katkı sağlayacaktır. 

Tüm bu göstergeler ışığında Türkiye ekonomisinin 2017 için ortaya koyduğumuz yüzde 4,4'lük büyüme hedefini gerçekleştirmesini, hatta bu rakamın üzerine çıkmasını; böylece Türkiye ekonomisi için düşük büyüme tahmini yapmayı adet haline getirmiş uluslararası kuruluşları da bir kez daha açık ara yanıltmasını bekliyoruz.   

Saygıyla duyurulur. 


Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir