Diz ağrılarınızı hafife almayın

14.07.2017

Vücut ağırlığının önemli bölümünü taşıyan dizeklemlerinde meydana gelen hasarların ağrı dolu günlerin yaşanmasına sebep olabileceğiniifade eden uzmanlar, en sık görülen sorunun ise menisküs, bağ yırtıkları,kıkırdak sorunları ve halk arasında kireçlenme olarak bilinen kıkırdakhasarları olduğunu söyledi.

Diz eklemi rahatsızlıklarında fazla kilolarınbelirleyici rol oynadığını belirten uzman, “Diz eklemi yaşamımız boyunca en çokkullandığımız eklemlerimizden bir tanesidir. Yaşamımız boyunca her adımda dizeklemine yüklenir ve ondan yararlanırız. Bu sebeple ortopedi polikliniklerindediz eklemiyle ilgili rahatsızlıklar son derece sık görülmektedir. Bunun dışındageçmişte geçirilen dizle ilgili kazalar, kırıklar, çıkıklar ya da benzeridurumlar, kıkırdak yaralanmaları ileri yaşlarda kendisini dizde kireçlenmeolarak gösterebilir. Kilo hem hastalığın ortaya çıkmasında hem de tedavilerinistenilen etkileri gösterememesinde önemli rol oynamaktadır” dedi.

 

Hastaların başlangıçta yürüyüşlerle yaşadıklarıağrıyı daha sonra istirahat halinde de hissetmeye başlaya bileceğini ifade edenuzman, “Bazı hastalarda özellikle geceleri ve uykudan uyandıran ağrı tipikbulgular arasındadır. Yine yürüme mesafesinde kısalma karşılaştığımız önemlibir bulgudur. Önceden istediği kadar yürüyebilen hastalar bu rahatsızlık bellioranda ilerledikten sonra artık yeteri kadar yürüyememeye ve ızdırapla geçenbir yaşama mahkum hale gelebilir. Hastalık her zaman ilerleyici bir seyirgösterir. Kendi haline bırakıldığında hiçbir zaman iyiye gitme olasılığıyoktur. Hasarlanmış kıkırdağın üzerine yük verildikçe buradaki hasarlı bölgeçevre dokuların hasarlanmasına sebep olacak ve mevcut hasarın büyümesinekatkıda bulunacaktır” şeklinde konuştu.

 

Genellikle bu rahatsızlıkları dört evredeincelediklerini belirten uzman, “Evre 1 hastalığın en hafif hali. Evre 4 enileri hali olarak karşımıza çıkıyor. Doktor muayenesi sırasında çekilen normalfilmlerde kıkırdak boşluklarını temsil eden eklem aralıklarında belirgin azalmagörülmektedir. Ancak hastalığın tam ve doğru tanısını koyabilmek için filmlerinayaktayken çekilmesi çok büyük önem arz eder. Hastanın röntgen masasınayatırılarak yük altında olmaksızın çekilen filimler hastalığın gerçek evresinigöstermede yetersiz kalabilir” diye konuştu.

 

Tedavinin rahatsızlığın evresine ve kişinin yaşınagöre değişkenlik gösterebileceğini ifade eden uzman, “Başlangıç evrelerindeözellikle evre 1 ve evre 2 hastalarında aktivite modifikasyonu dediğimiz birsüreliğine en azından çömelmenin kalkmanın yasaklanması, uzun ayakta kalmanınve merdivenin kısıtlanması bile tek başına bazen olumlu sonuçlar doğurabilir.Onun dışında ağrı kesiciler yanında özellikle anti ödem dediğimiz ödem gidericiilaçlardan yarar görülebilir. Bu şekilde anti ödem ilaçlar ve son dönemdekıkırdak ekstresi diye hastalarımıza tarif edebileceğimiz bazen eklem sıvısıdiye hastalarımızın bildiği bir takım kıkırdak ilaçları erken evrelerde yararlısonuçlar verebilir. Herhangi bir şekilde tedavilerden fayda görebilmek için herevrede ama özellikle erken evrelerde mutlaka ve mutlaka hastanın kilo vermesigerekmektedir. Bu tedavinin yanıt vermediği hasta grubunda bazen aralıklı ya datek doz şekilde yapılabilen yine kıkırdak ekstresi içeren eklem içi enjeksiyonşeklinde uygulanan ilaçlar hastalarımızda fayda yarar sağlayabilir" dedi.

 

Kapalı ameliyat kireçlenme rahatsızlığının sadece enerken evresinde uygulanabileceğini belirten uzman, "Eğer dizde menisküsyırtıkları kıkırdaktan kopmuş yongalar ve diğer parçalar mevcutsa kapalıameliyat bunların temizlenmesi sonrasında dizin ömrünü uzatabilir. Ancak buevrede hasta bulunmak maalesef çok zor olmaktadır. Çünkü hastalarımız ortopedipolikliniklerine gelene kadar genellikle fazla zaman geçirmekte ve bu geçenzaman dizdeki kıkırdağın en az evre 2 ve evre 3'e ilerlemiş olması sonucunudoğurmaktadır. Son yıllarda ülkemizde yeni yeni yapılmaya başlanmış yarımprotez ameliyatı diye tarif edebileceğimiz bir başka yöntem de kireçlenmehastalığının tedavisinde dünyada kullanılmakta olan güncel bir uygulamadır.Yarım protez ameliyatı maalesef her hastaya uygulanamamaktadır. Uygun olanhastalarda ise tam protez ameliyatına göre birtakım avantajlar içermektedir.Örneğin tam protezlerin ömrü ortalama 15 yıl civarındayken, yarım protezlerinömrü 20-25 yıla kadar uzayabilmektedir” şeklinde konuştu.

 


Kaynak:STAR

Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir